• YARIM ALTIN
    3.761,00
    % -0,94
  • AMERIKAN DOLARI
    18,8383
    % 0,10
  • € EURO
    20,3282
    % -1,12
  • £ POUND
    22,7007
    % -1,55
  • ¥ YUAN
    2,7782
    % -0,53
  • РУБ RUBLE
    0,2667
    % -0,70
  • BITCOIN/TL
    441289,368
    % 0,07
  • BIST 100
    %

Bankacılık verileri kimin elinde?

Bankacılık verileri kimin elinde?

Uzun zamandır bankaların üstlendiği finansal varlıkların, paranın ve verilerin koruyucusu görevi dijitalleşmenin yaygınlaşmasıyla birlikte değişiyor. Dijitalleşmeyle birlikte verilerin değeri yeni hizmetleri mümkün kılmak adına giderek artıyor. En yeni Netflix önerilerinden, alışveriş geçmişinize göre gönderilen e-maillere veriler dijital dünyanın her alanında önem kazanıyor. Dijital dünyada verilerimiz istediğimiz kolay erişilebilir ve kişiselleştirilmiş hizmetleri almamızı sağlıyor.

Markalar verinin sağlayabileceği faydaları giderek daha fazla anlarken, kanun yapıcılar da farkındalık kazandı. Aktivitelerimiz, alışverişlerimiz gibi veriler söz konusu olduğunda, bankalar kasanın anahtarını elinde tutuyor. Finextra’nın haberine göre, bunun sonucunda kanun yapıcılar Ödeme Hizmetleri Direktifi’ni (PSD2) geliştirdi ve bankaları resmi olarak onaylanmış üçüncü partilerle veri paylaşmaları için uygulama arayüzleri (API) geliştirmeye yöneltti.

Bu durum ise müşterilerin ödemelerini basitleştirmek ve yeni hizmetlere erişim sağlayabilmek için, markalara bankacılık bilgilerini verebileceği anlamına geliyor. İngiltere’de kurulan start-up şirketi Funding Options ise oldukça iyi bir örnek. Funding Options şirketleri bankalarla eşleştiriyor ve hesapları denetlemek için bankacılık API’lerini kullanıyor. Bu şekilde ise müşterileri form doldurma ve hassas kimlik bilgilerini paylaşma gibi yüklerden kurtarıyor. Uygulama aynı zamanda uzun bir süreci birkaç dakikaya indiriyor.

Bankalar tehdit altında

Veri paylaşımı doğal olarak güvenlik açısından riskleri artırabilir. Bu nedenle bankaların endişelerini anlamak zor değil. Ne de olsa veri paylaşımında bir ihlal yaşandığı takdirde bunun sorumlusunun bankalar olma ihtimali oldukça yüksek. Ancak bankaların tek stres kaynağı güvenlik endişeleri değil. Birçok kişi küçük start-up’ların ya da Amazon ve Facebook gibi köklü kurumların müşterilerini çalabileceğinden endişeli.

Yakın zamanda gerçekleştirilen bir ödeme ve açık bankacılık anketinde müşterilerin kişisel verilerini paylaşmak istemediği ortaya çıktı. Ankete Avrupa’dan katılanların %17’si geleneksel bankalara ve kart sağlayıcılarına güvendiklerini söylerken, ödeme hizmeti sağlayıcılara veri paylaşımı için güvenenlerin oranı %9 oldu. Tüketicilerin %7’si internet devlerine güvendiğini söylerken online bankalar ve fintekler için oran %3 oldu. Bu nedenle bankalar dijital dönüşümden avantaj sağlamak için uygun bir pozisyonda.

Veri toplayıcılar

Bu avantajı kullanmak için bankaların ilk yapması gereken şey inovasyon. Fransa’nın Crédit Agricole isimli bankası API’sini 2012 yılında açtı. finansgundem.com’un derlemesine göre, İspanya’nın BBVA’sı ise API’sini 2013 yılında başlattı. Bankacılar kendi müşterilerinin hesap bilgilerini kullanarak yeni hizmetler sunmaya başlamalı. Bankalar için bir başka seçenek de veri toplama işini kendilerinin yapması.

Almanya’da yeni nesil banka Fidor bu hamleyi gerçekleştirdi. Banka kendi portalı dahilinde birden fazla sayıda sağlayıcıdan çeşitli hizmetlere erişim sunuyor. Fidor’un hamlesi oldukça yüksek bir potansiyel sunsa da, bu dönüşümün gerçekleşmesi için kullanıcıların güven konusunda ilerlemesi gerekiyor.

Kaynak : https://www.finansgundem.com/haber/bankacilik-verileri-kimin-elinde/1572525